Sinüzit Nedir, Belirtileri Nelerdir ?


Sinüzit Nedir ?




Burun, alın, şakak ve göz çevrelerindeki içi hava dolu boşluklara, sinüs denir. Sinüslerin büyüklüğü değişiktir ve sayıları ortalama 15-20' dir. Bu sinüsler, kanallarla buruna doğru açılırlar. Bu kanalların içinden burun mukozası geçer.


 Bu ürettiği salgı burun içine gelir ve solunum yollarının ısıtılmasını ve nemli kalmasını sağlar. Bu mukoza iltihaplanırsa, sinüzit oluşur. Kronik ve akut olmak üzere iki tip sinüzit çeşidi vardır.


Bazı insanlar, sinüzit hastalığı için daha fazla risk altındadır. Bu hastalığa karşı daha duyarlı bir bünyeleri vardır. Mesela nefes almasını zorlaştıracak bir sorunu olan bireyler burnun içindeki yapının eğri olması ya da burun kemiğinin kırık olması mukus akışını engelleyip hatta sinüzite karşı hastayı daha hassas hale getirebilir.

Nezleye benzer soğuk algınlığına yakalananlar da ve alerjisi olanlar da aynı şekilde sorun ortaya çıkartabilir. Hatta mukoza dolar ve sinüs kanalları kapanabilir. Eğer nezle, bir bireyde bir haftadan daha fazla sürüyorsa yüksek ihtimalle bu sinüzittir.

Bunun dışında, sigara ve alkol kullananlarda ve bazı enfeksiyonlara çok yakalananlarda vücut direnci azaldığından hastalığa yakalanma riski artabilir.


SİNÜZİT BELİRTİLERİ


Sinüzitte yüzde, gözde ve başta ağrı vardır. Öksürürken, ağır bir şey kaldırırken ya da eğilirken bu ağrılar artar. Bunun sebebi, bu hareketler esnasında sinüs içindeki basıncın artması olabilir. Ağrıyan yere baskı yapıldığında, duyarlılığın arttığı görülmesi mümkündür.

Bu ağrılar, özellikle akut sinüzitte şiddetlidir ve sinüzitli kişilerde görülen bir diğer benzeri, burun akıntısıdır. Bu genelde tek taraflıdır ve akıntı sarı-yeşilimsi bir renktedir. Uzun süren ya arada sırada ortaya çıkan burun akıntısı, iltihaplıdır ve solunum yollarında çoğalırsa öksürük ve bronşite neden olur.

Bazı hastalarda ses kısıklığı yapabilir. Boğaz ağrısı, yeterince koku alamama ve bazen diş ağrısı hastanın şikayetleri arasında olabilir.Bunların dışında hasta, çok yorgundur. Hasta hiç bir şey yapmak istemeyebilir. Ateşi biraz yükselir. Çocuklarda da aynı belirtiler görülür fakat hastalık biraz daha hafif seyreder. Bulantı ve kusma da çocuklarda ortaya çıkar.

Devamını Oku

Göz Sağlığı için Yenmesi Gerekenler

Göz Sağlığı için Yenmesi Gerekenler
 
 
 
Göz sağlığımız biz insanlar pek önemsemesekte aslında en önemli organlarımızdan biridir. Görmemiz yanında bir çok işe yaradığını belirtmek isterim.
 
 Gözlere iyi gelen doğal ürünleri sayacak olursak, sıcak günlerde vücudun düzenli olarak alması gereken vitaminleri, yani  A, C, E, B2 gibi vitaminler ; Omega 3, ve çinko gibi çok önem taşıyan mineraller önde geliyor.
 
 
Uzmanlarımız, ağızla hap yoluyla alınan bazı vitaminlerin vücutta birikerek çeşitli  hastalıklara yol açtığını belirtiyorlar. Bunlardan en önemlilerinden biri ise beyin çevresindeki sıvının artmasıdır. Bu sırada görme kaybının azaldığı görülmüştür.
 
 
 
A vitaminini yeterli miktarda tüketilmemesinin ilk olarak gece körlüğüyle başlayıp ve katarakt oluşumunu geciktirdiğini bizlerle paylaşan uzmanlarımız, E vitamini  bakımından zengin olan ayçiçeği çekirdeği, badem ve fındığın günün her saatinde  rahatlıkla tüketebileceğimiz besinler arasında yer aldğını söylüyorlar.
 
 
Göze faydalı olan  doğal ürünlerden bazıları şöyle açıklanabilir. Ispanak: Göz sağlığı için mükemmel faydaları olan ıspanak görme bozukluklarının oluşmasını engelleme özelliği vardır. Aynı zaman yaşla birlikte ortaya  çıkan göz hastalıklarına karşı da gözlerimizi koruma yeteneği vardır.
Patates: A vitamini bakımından zengin bir besin olan patatesin ise katarakt riskini azaltabileceğini gözlemlenmiştir. Buğday ise özünde bulunan E vitamini ile yaşa bağlı göz bozulmalarını önleyip aynı patates gibi katarakt riskini azaltmaktadır.
 
 
Somon: Dokosaheksaenoik asit çoğunlukla somon, uskumru, sardalya gibi soğuk su balıklarında bulunur. Kırmızı ve yeşil biber: Kırmızı ve yeşil biber ile turunçgiller de C vitamini bakımından zengin olan besinlerdendir. Diyabet hastalarının gözlerini korumak sebebiyle düzenli olarak C vitamini almaları gerekiyor. Çünkü C vitamini şeker hastalığının sinirler ve damarlar üzerindeki zarar verici maddeleri engellemekte görev alır.
Devamını Oku

Spor Yaparken Oluşan Sakatlıklar Ve Tedavileri

Spor Yaparken Oluşan Sakatlıklar Ve Tedavisi
 
 
Günümüzde insanlar düzenli olarak fiziksel egzersizler yapıyorlar. Egzersizlerin sağlık bakımından önemi çok iyi olduğu bilinen bir dönemde yaşıyoruz. Fakat gerekli önlemler alınmadığı sürece egzersizler her zaman bir risk taşır.
 
Bir çok insan çeşitli sebeplerden dolayı egzersiz anında sakatlanabiliyorlar.
 
 
Her spor dalında tehlike oranları değişiktir. Örneğin, buz hokeyinde %14, kayak sporunda %12, raket sporunda %11 dir.
 
 
Sakatlanmaların çoğunluğunu adale kasılması burkulma ve kırıklar oluşturur. Diğer sakatlanmalar ise eklem çıkması, kas iltihapları ve tendon gibi daha bir çok sakatlanma çeşidi vardır.
 
 
Spor yaparken çoğu kas ve eklemler kullanılır. Eklemler hareketli yada az hareketli olabilir. Bağlarla tutulmuş ve eklem sıvısı diğer adıyla Sinovya ile kayganlaştırılmıştır. Kaslar kasılmalar sayesinde vücudu hareket ettirmesine yarar.


Burkulma : Burkulma, bir eklemin etrafındaki bağın sakatlanmasıdır. Çoğunlukla düşme, darbe veya burkulma sonunda olur.
 
 
Kırık : Kırık, bir kemik dokusunun fazla zorlama veya burkulma sonucunda oluşan kırılmadır. 3 Hafta ile 6 Hafta arasında iyileşebilir.
 

Kafa : Spor yaralanmalarının en ciddi olanları, kafa ve bel kemiği yaralanmalarıdır çünkü bu bölgeler vücudun en hassas bölgelerindendir.
Devamını Oku

Hepatit B Hastalığı Hakkında...

Hepatit B Hastalığı

İnsan karaciğeri, besin sentezleme, sindirimi zehirli maddeleri öldürme, enerji üretme ve kan şekerinin ayarlanması vb. bir çok önemli görevi vardır. Çeşitli hatalıklar sonucunda mikroorganizmalar karaciğere hasar verir ve bu sırada karaciğerin az önce saydığımız görevlerin yerine getirmesini engeller. Bu zararlı hastalıklardan biride Hepatit B hastalığı veya Hepatit B virüsüdür. Bu virüs, karaciğere yerleştiği zaman hücreleri yok eder ve iltihaplar oluşmasına neden olur. Bu hastalığa Hepatit B hastalığı denir.
 
 
Hepatit B hastalığı bir bulaşıcı hastalık türlerindendir.
 
Bulaşma yolları şunlardır ;
 
 
* Kan yoluyla,
* Doğumda anneden bebeğe geçerek,
* Cinsel ilişki sırasında,
* Güvenli olmayan enjeksiyonlarla bulaşır.
 
 
Bunlar dışında ise fazla güzel temizlenmemiş yemek kapları ve berberlerdeki tıraş bıçaklarının steril olmaması gibi olaylarla da bulaşabilir. Hepatit B hastası olan biriyle özellikle kronik hepatit B’li hastayla aynı evde yaşamak çok büyük bir tehlikedir. Özellikle ilişki sırasında ağız ve makat bölgesinden virüs bulaşır. Fakat öpüşmeyle bu hastalık bireyden başka bir bireye bulaşmaz.
 
 
Hepatit B Hastalığında Risk Altında Olanlar ;
 
 
* Eşi Hrpatit B hastalığına yakalanıp aynı evde yaşayanlar,
* Damardan ilaç kullanan insanlar,
* Birden fazla eş ile korunmasız ilişki yaşayanlar,
* Homoseksüel bireyler,
* Bir eşyayı ortak kullananlar, (tıraş bıçağı, çatal, kaşık, tarak vb.)
* Hepatit B hastalığı olan biri tarafından ısırılanlar,
* Diyaliz hastası olan insanlar,
* Hemofili Hastaları..
 
 

 

 

Devamını Oku

Akdeniz Anemisi Taşıyıcılığı Hakkında..

Akdeniz Anemisi Taşıyıcılığı

 
Akdeniz anemisi , diğer adıyla Talasemi hastalığı genetik bir kan hastalıklarından biridir. Hasta olarak anılacak olan iki açılım bulunur. İlk olarak Akdeniz Anemisi hastalığının kesindi ve diğeri ; Akdeniz Anemisi Taşıyıcılığıdır
 
 
Taşıyıcı grupta bulunan kişiler hayatlarını normal yaşar ve bir sorun yaşamazlar. Laboratuvar ortamında kan tetkiki ile ortaya çıkacak olarak, bebek bekleyen ailelerde önemli etkileri olabilir. Anne taşıyıcı olmayıp baba taşıyıcı ise bebek bu açıdan kötü olumsuzluklara sebep olabilir.
 
 
 
Akdeniz anemisi hastalığının en büyük yaratacak sorunu ise evlilikten sonra bebek beklerken bireylerin önemseyeceği noktadır. Çiftlerden biri ya da ikisi Talasemi taşıyıcılığı yaşıyorsa ciddi bir kan hastalığı olan Akdeniz anemisinin bebekte olma olasılığı yüksektir
 
 
Bu durum açıklığa kavuşturulabilmesi amacıyla kesinlikle kan tetkikine ihtiyaç duyulacaktır. Biyokimya laboratuvarlarına gönderilmesi gereken kişiye ait bir tüp kan alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
 
 
Taşıyıcı olan bir kişi asla hasta olarak görülmez ve hasta olarak değerlendirilmez. Bu bireylere herhangi bir tedavi uygulanması yapılmaz ve yapılmaması gerekir. Taşıyıcılık ömür boyu devam eder ve hiçbir ilaç tedavisi ile düzeltilemez.
 

Akdeniz Anemisi Belirtileri :
 
 
Halsizlik
* Solukluk
* İştah sorunları
* Karında şişlik
* Gözlerde mevcut sarılık
* İdrar yapısında koyulaşma
* Dalak genişlemesi

 
 
 
 
Akdeniz Anemisi majörde tedavi imkanları :
-  Kan transfüzyonları 
-  Gerekli halde dalağın alınması
-  Oluşan komplikasyonlara göre durum değerlendirmesi yapılarak, diğer organlara yönelik gerekli ise tedavi çizelgesi Demir deflasyon adı ile bilinen tedavinin uygulanmasıdır..
 
Devamını Oku

Ağız Ve Diş Sağlığı

Ağız Ve Diş Sağlığı
 
 
Diş ve diş eti hastalıklarına ülkemizde sık sık rastlanılmaktadır. Ancak hayatı doğrudan tehdit etmediği için insanlar diş temizliğine pek fazla önem vermemektedir.
 
 
Ağız, sindirim kanalının girişidir ve ağızdaki zararlar diş sağlığının korunamaması ve bozulmasına yol açabilir. Ağızla alınan yiyeceklerin çiğnenerek tükürük sayesinde karıştırılarak yutulmaya hazır hale getirir. Tat alma organı olan dilinde bir çok görevi vardır. Örneğin çiğneme, yutma, konuşma gibi önemli görevleri vardır.
 
 
Dişlerin besin parçalaması, öğütülmesi görevleri gibi daha bir çok özellik bulundurmaktadır. Dişleri eksik olan insanların bazı tür sesleri çıkarmaları zor olabilir. Bu yüzden dişlerin gelişim süreci boyunca dikkat edilmelidir.
 
 
1. Diş Çürümesi :
         
 
Diş çürüklerin 3 temel sebebi vardır. Duyarlı bir diş yüzeyi mikroorganizmalar için elverişli yiyecek kalıntıları, bunların parçalanmasına ve asit oluşumuna yol açabilecek mikroorganizma varlığıdır. Besinler içinde diş çürümesine en çok sebep olanlar ise karbonhidrat ve şekerli gıdalardır.
 
 
Dişler düzenli olarak fırçalanıp, özen gösterilirse mikroplar onlara zarar veremezler çünkü diş çürüğü, dişte oyuk açarak dişin yapısını bozmaya çalışamayacaktır. Dişler iyi temizlenemeyecek olursa eğer, üzerinde besin atıkları ve mikroplar birikecektir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddelerden yardım alarak onu yapışkan bir hale dönüştürerek dişlere yapışmasını sağlar. Bu birikintilere ise plak denir.
 
 
 Dişler iyi temizlenmeyecek olursa, üzerinde besin artıkları ve mikroplar birikir. Ağız içerisindeki bakteriler yiyecek artıklarındaki şekerli maddeleri kullanarak onu saydam, yapışkan bir madde haline getirir ve dişler üzerine yapışmasını sağlar. Bu birikintilere plak denir.
 
 


Besinlerin tatlandırılması için kullanılan şekerli maddelerin içinde olan asit, dişlere zarar verir ve ancak bakterilerin kendileri asit oluşturur. Asitler diş minesinin erimesine yol açar. Böylece oluşan erime bölgelerinden giren mikroplar kolayca yumuşak dokulara ulaşıp dişlere zarar verebilirler.
 
 
 
 
 
 
 
Devamını Oku

Ergenlik Döneminde Aşk Kavramı

Ergenlik Döneminde Aşk Kavramı


Ergenlik döneminde aşk bir çok açıdan incelebilir. Çünkü aşkın anlamı ergenliğin içerisindeki yaş gruplarına göre değişebilir. Ergenlik dönemi genelde duyguların ön planda olduğu dönem olduğu için kişilerin aşkın nasıl bir şey olduğunu sadece bu duyguyu yaşayanlar yorumlayabilir.
 
 
Ergenlik döneminde aşk üzerinde duracak olursak eğer öncelik olarak cinsiyet ayrımlarının yapılması gerek çünkü kızlar erkeklere göre daha çabuk tanışıyor ve daha çok duygularını belli ediyorlar. Bunun sebebi ise kızların erkeklerden daha erken ergenliğe girmesidir. Bu sebepten dolayı kızlar duygusal ve fiziki açıdan daha hızlı ilerliyorlar.
 
 
Bu dönemde kızlar kendilerinden yaşça büyük insanları beğenebilirler. Örneğin 14-15 yaşında bir kızın 19-20 yaşında bir erkeğe ilgi gösterebiliyor. Fakat erkeklerde ise böyle değil, onların genellikle rekabete dayalıdır. Daha fiziksel unsurlar taşıyor ve psikolojik açıdan davranışlarında basit savunma mekanizmaları ortaya çıkıyor. Bir kızla birlikte olmak erkek için aşk dışında birden çok değişik anlamlar taşıyabilir. Ergenler kendinden büyük insanların hareketlerine dikkat eder ve bu insanları taklit ederler. Bu noktada ise aşk dolayısıyla acı çekmeye başlar ve olumsuz bir yöne işaret ediliyor.

 
Ergenlik çağı yetişkinliğin küçüklüğü gibidir. Sadece onun başı değil, aileler bu dönemde çocuklarını direkt olarak korumak gibi ayriyeten onları iyi şeylere yöneltmesi gerekiyor. Ailenin eğiticiliği buradan belli oluyor. Ebeveynlerin söyledikleri ile çelişmemeleri gereklidir. Çünkü ergenler
duyduklarını değil de gördüklerini daha rahat öğrenmeyi seçiyorlar. 
 

Herşey güven meselesidir !!

 
 
Ergenlik çağında onların özeline ulaşmak aslında çok kolaydır. Eğer sizler, aile olarak bunu ergenlik çağındaki çocuğunuzla konuşamazsanız eğer hiç bilmediğiniz şeylerle savaşmak zorunda kalabilirsiniz. Burada asıl önemli olan şey ise güvenmektir. Eğer ergen çağındaki oğlunuz veya kızınız size güvenmiyorsa bunu asla sizlerle paylaşmaz. Kendinizi ona karşı onu anladığınızı göstermelisiniz
 
 
Devamını Oku

0-1 Yaş Arası Bebeklik Dönemi

0-1 Yaş Arası Bebeklik Dönemi
 
 
İlk 1 yılda bebeklerde temel güven duygusunun oluşması beklenmektedir. Bebek, ağlama yöntemiyle anneyle iletişimini başlatır. 3-4 Ay olduğunda annenin ona karşı gereksinim duyduğu ihtiyaçları karşılayacağını bilir.
 
 
6-9 aylık olduğunda ise dikkati artmış ve her şeye ilgi duymaya başlar. Anneye yapıştığı, algılamaların geliştiği bu dönemde ise annenin yeterince güven vermesi sayesinde bebek macera denemelerinde bulunmak veya içine kapanmayı seçer.
 
 
Dış dünyayı öğrenmek ister ve gülümseme davranışlarının yerine gülme alır. Oyunlar ve sosyal beceriler gelişme gösterir. Oyun yoluyla mimik ve jestleri gelişir.
 
Bebek, taklitler yaparak anne ve babaya dair algılarını ortaya çıkarır. Bu dönemde anneye yada babaya sağlıklı bir bağlanma gerçekleşirse ve bu sebeple zihinsel ve duygusal olarak olumlu sonuçlar alınabilir.
 
Eğer bebekken bir anneye babaya veya bakan kişiye bağlılık göstermez ise empati eksikliği, yakın ve sıcak ilişkiler kurmama gibi bir çok olumsuz yönde sebepler çıkarabilir ve fiziksel gereksinimlerini ön plana alan, kendi bedenine yoğunlaşmış birey olarak kalır.
Devamını Oku

Eset Nod32 ve Eset Smart Security Güncel Anahtar 2014

Eset Nod32 ve Eset Smart Security Güncel Anahtar 2014
 

 
Bugün sizlere Eset Nod32 ve Eset Smart Security virüs programlarının keylerini paylaşacağım.
Önce " Bu programlar ne işe yarar ? " diye soran arkadaşlarımız için açıklama yapacağım.
 

 
Bu programlar kırmızı yazıyla belirttiğim gibi bilgisayarını virüsten korumaya yardımcı olur. Eset ise bu alanda gerçekten üstün başarılar elde etmiş bir virüs programı şirketidir. Kısacı bilgisayarınızı her şekilde tehlikeden koruyacağını söyleyebilirim ve emin olabilirsiniz. :)
 
 

 
Şimdi gelelim kodlara ;

Kullanıcı Adı: TRIAL-0106625657
Parola: mxhkkh5dus
Geçerlilik :2014-05-21
Kullanıcı Adı: TRIAL-0106625689
Parola: tervfrc47f
Geçerlilik :2014-05-21
Kullanıcı Adı: TRIAL-0106625734
Parola: hnkhrrak3m
Geçerlilik :2014-05-21
Kullanıcı Adı: TRIAL-0106625779
Parola: bckch8uefp
Geçerlilik :2014-05-21
Kullanıcı Adı: TRIAL-0106625809
Parola: 2ra2c9hfp3
Geçerlilik :2014-05-21
Kullanıcı Adı: TRIAL-0106625851
Parola: a979j9rks3
Geçerlilik :2014-05-21
Kullanıcı Adı: TRIAL-0106625914
Parola: 97aa2j5nj8
Geçerlilik :2014-05-21
Kullanıcı Adı: TRIAL-0106625956
Parola: 5xm73bhmev
Geçerlilik :2014-05-21
Kullanıcı Adı: TRIAL-0106625991
Parola: cfmpxexh32
Geçerlilik :2014-05-21
Kullanıcı Adı: EAV-0089205290
Parola: kr3d8v7bb4
Geçerlilik: 21/06/2016
Devamını Oku

Ergenlik Döneminde Bel Ağrısı

Ergenlik Döneminde Bel Ağrısı
 
Ergenlik döneminde bel ağrısı, 14-16 yaş arası olan bölümde çok sık rastlanır. Özellikle sırtın sağ üst ve sol üst olmak üzere ortadaki omurga kemiğinin ağrıması görülebilir. Ergenlik çağından geçip bel ağrısı yaşamayan insan neredeyse yok denecek kadar azdır.
 
Bu tür ağrıların çoğu basit tedavilerle geçer ve önemli rahatsızlıklara sebep olmaz. Fakat basit önlemlerle geçemeyen ve yaşam kalitesini bozmaya başlayan bel ağrıları kamburluğa yol açabilir.
 
 
 
Çocuklarda Bel Ağrısı Olma Şansı Var mıdır ?
 
Bel ağrıları çoğu mekanik nedenlere bağlıdır. Ağırlık kaldırma, düşmek, çarpmak veya zorlayıcı bir hareket gibi mekanik sebeplere bağlı bu tür ağrılar çocuklarda da olabilir. Özellikle akşama doğru artması ve hatta bazı hareketleri yaparken ağrının daha çok acı vererek hissedilmemesi olabilir. Bu tür hastalarda kesinlikle ayrıntılı bir inceleme yapıp sorunu ortaya çıkarması gerekmektedir.
 
Bel ağrısı genelde orta ve ilerideki yaşlarda insanlarda daha fazla görülmesiyle beraber kamburluk ve gittikçe artan ağrıların büyük bir kısmı çocukluk veya ergenlik döneminden kaynaklıdır. Bu yaşlarda ortaya çıkan ve omurgayı rahatsız eden hastalıkların en önemlisi Ankilozan Spondilit isimli romatizma hastalığıdır.
 
 
Devamını Oku

Hızlı Ve Çok Yemek Yemenin Zararları Nelerdir ?

Hızlı Ve Çok Yemek Yemenin Zararları

 

Çok Yemek Yemenin Zararları :

 
 
Yapılan bilimsel çalışmalara göre  günde 8' den fazla öğün ile beslenmek, sizlerin pankreasındaki beta hüvrelerine zarar vereceğini belirtir. Biraz daha kanıta ihtiyaç duyulursa, genel anlamda diyetistyenlerin bakış açısı ile bu kadar sık beslenme tarzının yaşam tarzı olarak karşımıza gelmeyeceği aşikardır. Bu sebepten dolayı 3 ana, 2-3 ara öğün olmak üzere günde 5-6 öğün şeklinde beslenilmesi en sağlıklı yöntemdir.
 
 
 

Hızlı Yemek Tüketmenin Mideye Zararları :

 
 
Yemeği küçük lokmalar halinde ve yavaş yavaş yemek, midenin sindirim için gerekli olan salgıları kolayca üretmesine yardımcı olur. Bu sebepten dolayı şişkinlik ve hazımsızlık sorunu yaşamazsınız.
 
Besinlerin ağızda iyice çiğnenmesi gerekir. Tükürükte bulunan amilaz enzimi ile karbonhidratların sindirimini besin ağızda iken başlatmaktadır. İyice çiğnemek ayrıca mekanik olarak besinlerin sindirilmesini de sağlar. Unutmamalıyız ki tat alma duyumuz dildedir, midede değildir.
 
 
İnsan yavaş yediği takdirde daha azı ile yetinebilen bir varlıktır. Fakat mideye gerektiğinden fazla miktarda gönderilen besinler geç sindirilir ve mide ve bağırsak rahatsızlıklarına neden olur. Bu yüzden  sofrada oturarak yemek yenilmelidir. Acele yemek mide işlevine zarar verebilir..


 
Devamını Oku

Arama Kutusu

Popüler Yayınlar

Bilgi Yoldaşım ; paylaşmak için..